Bugun...


Hamza Yasa


facebook-paylas







DEMOKRASİ YÜRÜYÜŞLERİNDE AT İZİ İT İZİNE KARIŞMASIN!!!
Tarih: 03-08-2016 15:34:00 Güncelleme: 03-08-2016 15:34:00


Hani 17 Aralık öncesi, okyanus ötesine en çok mesaj gönderen, Bakan Mehmet Müezzinoğlu ve zamanın valisi Hasan Duruer’in Edirne’ye getirdiği Bürokratların… Akademisyenlerin, Müteahhitlerin Edirne’yi Kamu İhale Kanununa göre “DOĞAL AFET BÖLGESİNE” çevirmesine göz yuman… AK Parti İl ve İlçe başkan ve yönetim kurullarını kendi üyeleri ve yakınlarından oluşturan vakıf… Şimdi hatırladınız değil mi?Yok, yok yanlış anlaşılmasın sakın… Bu vakfın üyeleri FÖTOCU falan değil..

DEMOKRASİ YÜRÜYÜŞLERİNDE AT İZİ İT İZİNE KARIŞMASIN!!!

Duydum ki benim akademisyen “Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluğu Başkanlığı Trakya Bölge Sorumlusu” oluyormuş !!!  Vay ki vay…

Haaaa siz benim akademisyeni tanımıyorsunuz değil mi?

Bende kendisini Eski Camiden(EDİRNE ULU CAMİ) bir Cuma namazı çıkışında tanıdım… Namaz çıkışında vakfının üyeleriyle birlikte yanıma gelen, Mimar Sinan Vakfının Kurucu Başkanı Hasan Gümüş hoca efendi ile etrafıma sokulmuş… H G ile aramızda gecen karşılıklı iddialaşmanın ardından, ellerini göğsüne bağlayıp bir adım geri çekilen H G den aldığı güç ile… Sesini tehdit dozunda yükselterek etrafımı saran ‘Mimar Sinan Vakfı’ üyelerini de galeyana getirecek bir tona çıkartıp… “BEN AKADEMİSYENİM !?” diye söze başlayan ve ben; “haddini aşma ve sesinin tonunu düşür!” deyince susan  Yard. Doç. Dr. Mustafa Şentürk’ten bahsediyorum…

Pekiii niye mi bahsediyorum akademisyen Yard. Doç. Dr. Mustafa Şentürk’ten… Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı Trakya Bölge Sorumlusu” oluyormuş ta ondan!!!                                                                                                   

Şimdi de bu toplulukta ne diyorsunuz…

Canım, hani geçen sene; Edirne Valiliği Özel Kalem Müdürü İbrahim Tarancı ve Edirne İl Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Özcan’ın koordinasyonu ile Edirne de toplanan, “17-25 yaş arası 9 Balkan ülkesinden gelen 150 üstün yetenekli genç’in 31 sanatçıyla buluşacağı”  ‘Akademi Rumeli 3’  düzenleyen topluluk işte…

Geçen yıl Edirne de 17-25 yaş aralığı balkan çocuklarını gezici sanatçılarla buluşturan bu topluluğun ‘Mimar Sinan Vakfı’ ile birlikte en son yaptığı organizasyonda benim akademisyen de koordinatör müymüş ne…

Şimdi siz bana benim akademisyeni bıraktınız, Mimar Sinan Vakfını soruyorsunuz öyle mi?

Onu bilirsiniz be… Allah Allah bilmiyor musunuz?  Daha dün, Fettullahçı Terör Örgütü'nde yönelik operasyonlar kapsamında, açığa alınan GEZİ OLAYLARI’nın meşhur eski İstanbul valisi Hüseyin Avni Mutlu’yu, “Gönül Sohbetlerinin Konuğu” olarak, bu yılın başında, Edirne’ye getirip… Bu gün Edirne de düzenlenen Demokrasi ve Vatan yürüyüşlerinde en ön safı kimseye bırakmayan Edirneli bürokratlarla birlikte ağırlayanların üyesi oldukları yada her toplantısına katıldıkları vakıf işte… Yine mi hatırlamadınız?

Nasıl hatırlamadınız yaa… Hani 17 Aralık öncesi, okyanus ötesine en çok mesaj gönderen, Bakan Mehmet Müezzinoğlu ve zamanın valisi Hasan Duruer’in Edirne’ye getirdiği Bürokratların… Akademisyenlerin, Müteahhitlerin Edirne’yi Kamu İhale Kanununa göre “DOĞAL AFET BÖLGESİNE” çevirmesine göz yuman…  AK Parti İl ve İlçe başkan ve yönetim kurullarını kendi üyeleri ve yakınlarından oluşturan vakıf… Şimdi hatırladınız değil mi?

Yok, yok yanlış anlaşılmasın sakın… Bu vakfın üyeleri FÖTOCU falan değil… Anlatmak istediğim Mimar Sinan Vakfının üyesi olan benim akademisyen; tıpkı Trakya Üniversitesinde 12 Temmuz Salı günü yapılan Rektörlük seçimlerinde olduğu gibi BÜYÜK İTTİFAKLAR(!) içinde olmayı sevenlerle hep birlikte(!)  Edirne bürokratları ve akademisyenleri gibi M S Vakfından aldığı güçle daldan dala atlıyor ya… Hal böyle olunca benimde ister istemez kafam karışıyor!!!

İnsan akıl tutulmasına uğruyor… Bir birlerini günahları kadar sevmeyenlerin, -zaman zaman odak noktasına FÖTOCU ların da yerleştiği-  böyle BÜYÜK İTTİFAKLARI (!) niçin ve nasıl kurduklarını ben bir türlü anlayamıyorum…

Atatürk ve Silah arkadaşlarının kurduğu Demokratik Laik Türkiye Cumhuriyeti Devletinin değerlerinden, yaşamım boyunca hiç ödün vermeyen ve her türlü darbeye şiddetle kendimce karşı çıkan ben… Şayet 15 Temmuzda şartlar kazara ters gelişmiş olsaydı… Bu akşam yapılacak olan Demokrasi ve Vatan yürüyüşünün en ön safındakilerden kaçı böyle bir yürüyüşte olurdu çok merak ediyorum!!!

AT İZİ İT İZİNE KARIŞMASIN demem bundandır… Meselem bu…





YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI