BAKIŞ AÇISI ve MÜEZZİNOĞLU…
Ben haberde yaşANANı, gördüğümü, gazetemdeki köşemde ise, gördüğümün, duyduğumun yanısıra araştırıp bulduğumu, öğrendiğimi ve bildiğimi yazarım… Haaa birde benim bu konudaki en önemli meziyetim ben oldum olası HABER SATMAM!!! HABER YAPARIM!!!
İnsanların aynı şeye bakıp farklı şeyler görmesi sizi yanıltmasın. Aynı şeye bakıp farklı şeyler görmeniz sizin durduğunuz nokta ile ilgilidir! Yani neye bakarsanız bakınız, durduğunuz noktada oluşan bakış açınız neyi ne kadar göreceğinizi belirler!
“Bakış açısı” deyimi buradan türemiştir. Sözün kısası, iyi ve çok görmek için güçlü bir göz ve güçlü bir bakış açınız olmalıdır!
Bunun içindir ki şimdiki zamANı yaşaANlar, aynı yerde aynı Anda ayrı ayrı şeyler gördüklerini ve yaşadıklarını iddia edebilirler. İşte bu sebepten dolayı gazetecilikte HABERCİLİK için 5N 1K tekniği diye adlandırılan ve genel teamülle kabul gören bir dizi kurallar vardır!
Peki, nedir bu 5N 1K kuralı…
Haberin öğelerini oluşturan bu kurallar dizesi habercilere; haber için şu 5+1 sorunun cevabını aratır… Ne oldu? Ne zaman oldu? Nerede oldu? Nasıl oldu? Neden oldu? Kim/ Kimler yaptı? (Son zamanlarda daha kapsamlı haberler için aşağıdaki sorulara “Nereden” sorusunu da ekleyen haberciler çoğalmakta ve bu kuralı 6+1 olarak geliştirdikleri görülmekte)
Şimdi bütün bunları anlatmak Edirne’de bu kadar usta, bu kadar duayen gazeteci varken sana mı düştü dediğinizi duyar gibiyim… Ne yapalım yaptık bir ukalalık işte… Hoş görün…
Dikkatli okuyucuların Gazetelerimizde çıkan her hangi bir konudaki haberleri 5N 1K kuralına göre analiz ederek, hangi haberin daha DOĞRU, daha TARAFSIZ ve daha İLKELİ olduğunu ve HANGİ BAKIŞ AÇISI ile yazıldığını anlamalarının kolaylaşacağını düşündüm… Maksat yardım olsun işte…
Haber böyle ama köşe yazısı böyle değil tabii ki…
Haberciliğimi beğenmeyenlerin köşemde bilgiye, belgeye, tecrübeye ve illaha ki araştırmaya dayalı yazdığım yazılarım için öyle çok ince eleyip sık dokumasına gerek yok. Çünkü ben köşe yazılarımda Demokratik Laik Türkiye Cumhuriyetinden Ve Onun Atatürk Ve Silah Arkadaşlarınca Geliştirilmiş Bütün Değerlerinden; Atatürk Milliyetçiliğinden; Misak- I Milliden, Bu Değerler Çerçevesinde Hak Ve Özgürlüklerden, Doğrudan; Mağdurdan Yana Tarafım…
Yapanların yapmaya korkmadıkları ve utanmadıklarını ben yazmaya utanmıyor ve korkmuyorum!
Tıpkı az sonra okuyacaklarınız gibi;
Başbakanın ağzı ile “Kimsenin dört tane ağacın sökümüyle ilgili derdi yok.” Diyen Sağlık Bakanımız Müezzinoğlu; gençlerimize ‘Adam olun!’ nasihatini verdikten sonra birde dinleyenlerine şöyle nasihatte bulunuyor ve “Kamuoyunun akılcı ve doğru bilgiye ulaşacak kanalları izlemesini arzu ediyoruz.” Diyor…
Eyvallah…
Sayın Bakan; (Allahın rahmeti onun üzerine olsun.) Başbakanımızın annesi vefat ettiğinde, eğlence programlarını iptal eden…
Ama Reyhanlıda; 52 vatandaşımızın öldürüldüğü olay gecesi eğlenceyi zirve yapan…
Taksim Gezi Parkında Başlayıp bütün Türkiye’de 70 Vilayette ruh bulan dayanışma eylemini bu gün 9. Gün olmasına rağmen tam anlamıyla vatandaşa duyurmayan, duyuramayan...
Ve bir türlü Başbakanımıza ve anlaşıldığı üzere size de yaranamayan kanallarda artık kimse gezinmek dahi istemiyor!
İnsanlarımız artık Türkiye gündemini kendi oluşturdukları haber ağlarından takip ediyor, dünya medyasından takip ediyorlar…
Buralarda oluşan haberler kasıtlı, yönlendirici ve yalan, yanlış haberler diyorsanız;
Medyadan doğru, tarafsız, ilkeli ve hızlı haber yapmasını sağlayacak adımları atınız…
Bu gün Türk halkının en az güvendiği kurum sayenizde medya maalesef…
Bu en azından benim baktığım yerden böyle görünüyor… Ben neredemi duruyorum?
Elbette Taksim Gezi Parkında Duran Üç Beş Çapulcunun yanında…