LOZAN ANITI İÇİN YARGI KARARI: KARAAĞAÇ ÜCRETLİ OLMAZ
Trakya Üniversitesi Karaağaç Yerleşkesi'nde, tarihi tren garı, lokomotif ve Lozan Anıtı'nın bulunduğu alana yönelik ücretli giriş uygulaması, Edirne Barosu'nun açtığı dava sonucu yargıdan döndü. Edirne İdare Mahkemesi, üniversite yönetiminin aldığı kararı hukuka aykırı bularak yürütmeyi durdurdu.
Sürecin başından bu yana yalnızca hukuki değil, toplumsal ve tarihsel bir sorumlulukla hareket eden Edirne Barosu Başkanı Av. Gökhan Karakoç, alınan kararın Edirne halkı adına önemli bir kazanım olduğunu vurguladı. Karakoç, yaptığı basın açıklamasında, kamuya ait ve kentin simgesi haline gelmiş alanların gelir kapısı haline getirilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Karakoç'un öncülüğünde Baro bünyesindeki Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu aracılığıyla açılan davada mahkeme, üniversite senatosunun bu alanlardan ücret alarak gelir elde etmesinin mevzuata uygun olmadığı kanaatine vardı. Mahkeme, uygulamanın "sakınca bulunan hal" kapsamında değerlendirilerek derhal durdurulmasına hükmetti.
Baro Başkanı Karakoç, üniversite yönetiminin yaklaşımının toplumda tarih bilincini zedeleyici bir etki yarattığını ifade ederek, Karaağaç'ın Lozan Antlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına dahil edilmiş olmasının taşıdığı manevi değere dikkat çekti. Karakoç, "Lozan Antlaşması'yla ülkemizin sınırlarına katılan Karaağaç'ta yer alan tren garı ve Lozan Anıtı, sadece Edirne'nin değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihsel hafızasının bir parçasıdır. Bu denli anlamlı ve manevi değeri yüksek bir alanın Edirnelilere ve şehrimize gelen misafirlere para karşılığı gezdirilmesi, bizim kabul edebileceğimiz bir durum değildir" dedi.
Karakoç'un açıklamaları, üniversitenin kararını yalnızca hukuki değil, toplumsal vicdan ve milli hafıza açısından da yanlış bir noktaya oturturken; yargı kararıyla birlikte bu yanlıştan dönülmesi gerektiğini net biçimde ortaya koydu.
Mahkeme kararlarının bağlayıcılığına dikkat çeken Karakoç, Trakya Üniversitesi yönetimine çağrıda bulunarak, söz konusu alanların Edirnelilere ve Edirne'ye gelen misafirlere yeniden ücretsiz şekilde açılmasının, hem hukuka hem de bu toprakların tarihine yakışan tutum olacağını dile getirdi.
Bu karar, Edirne'de hukukun, tarih bilincinin, milli değerlerin ve kamu yararının birlikte hareket ettiğinde nasıl sonuç alınabileceğini gösteren önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor.