https://www.edirneolay.com/haberresim/1054.jpg
DİSK, KESK, TÜRK-İŞ ve KAMU SEN'e bağlı sendikaların Edirne bileşenleri TEKEL işçilerine destek amacıyla öğle saatlerinde Saraçlar Caddesi'nde oturma eylemi yapmak istedi ancak sağanak yağmur dolayısıyla yalnızca basın açıklaması ve sloganlarla direnişe olan desteklerini vurguladı.
TEKEL işçilerinin direnişinin 75. gününde, yurt genelindeki demokratik kitle örgütlerinin destek eylemleri aralıksız devam ederken, Edirne'de bugün gerçekleştirilmesi planlanan oturma eylemine yağmur engel oldu. Edirne'de faaliyet gösteren işçi sendikaları konfederasyonları üyeleri, öğle saatlerinde Saraçlar Caddesi'nde bir oturma eylemi yapacağını duyurmuştu ancak yoğun sağanak yağışın azizliğine uğrayan destekçiler, yalnızca basın açıklaması ve sloganlarla seslerini duyurmaya çalıştı. Gözaltına alınan arkadaşlarının derhal serbest bırakılması gerektiğini vurgulayan işçiler, "İki buçuk aydır Türkiye'nin şahit olduğu bu inanç ve kararlılık artık tarihe yazılmıştır ve bu mücadelenin kaybedeni her ne olursa olsun AKP hükümeti olacaktır. Emekçiler asla kaybetmeyecektir" diyerek kararlılıklarını dile getirdi. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK - İŞ) Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonuna (Kamu - Sen) bağlı sendikaların üye ve temsilcileri, hazırladıkları ortak basın açıklamasında, hükümetin TEKEL işçilerine karşı tutumu bir kez daha sert bir dille eleştirdi.
"KAYBEDEN EMEKÇİLER DEĞİL HÜKÜMET OLACAK!"
Hükümetin, TEKEL işçilerine yaşattığı sorunların protesto edilmesine bile tahammül edemediğini söyleyen işçiler, demokratik eylemlerle seslerini duyurmaya çalışan işçilere de katı ve sert bir tutum uyguladığını dile getirdi. Gözaltına alınan TEKEL işçilerinin derhal serbest bırakılmasını isteyen grup, "İki buçuk aydır Türkiye'nin şahit olduğu bu inanç ve kararlılık artık tarihe yazılmıştır ve bu mücadelenin kaybedeni her ne olursa olsun AKP hükümeti olacaktır. Emekçiler asla kaybetmeyecektir" dedi.
"EMNİYET GÜÇLERİNİN SERT TUTUMUNU KINIYORUZ"
Hazırlanan basın açıklamasını okuyan DİSK Trakya Bölge Temsilcisi Arif Kuday, "Bir TEKEL işçisi arkadaşımızın trafik kazası sonucu hayatını kaybetmesinin yasını tutan işçiler, hem AKP il başkanıyla görüşmek ve hem de demokratik haklarını kullanarak, hükümetin kendilerine yönelik tutumunu protesto etmek için Ankara İl Başkanlığı önünde pankart açtı. Bunun ardından çevik kuvvet polisleri tarafından sert müdahaleye uğrayıp, gözaltına alındılar. Haklarını aramaktan başka hiçbir amaç taşımayan, demokratik eylemlerle seslerini duyurmaya çalışan işçilere hükümetin uyguladığı bu katı ve sert tutumu şiddetle kınıyoruz.
"GÜVENCESİZ ÇALIŞTIRILMAYI KABUL ETMEYECEĞİZ"
TEKEL işçileri iki ayı aşkın bir süredir konuşulması gereken her şeyi söyledi. Kamuoyunun gözü kulağı işçilerdeyken bunu sadece siyasi iktidar görmek ve anlamak istemiyor. Buradan haykırıyoruz, bugün ve yarın iş güvencesiz çalışmayı kabul etmeyeceğiz. 4/c'yi ve 4/b'yi kabul etmeyeceğiz. Bunu sağır kulaklar duyana kadar haykırmaya devam edeceğiz. İşçilerin hak arama mücadelesi aynı zamanda demokrasi mücadelesidir. Ülkeye demokrasi gelecekse emekçilerin haklarına sahip çıkması ve mücadelesiyle gelecektir" ifadelerine yer verdi.
"HÜKÜMET İŞ CİNAYETLERİNE GÖZ YUMUYOR"
Açıklamasında Balıkesir'in Dursunbey ilçesi'ne bağlı Odaköy yakınlarındaki kömür madeninde meydana gelen grizu patlamasına da yer veren Kuday, 1 Haziran 2006'da da aynı madende meydana gelen grizu patlamasında da 17 işçinin hayatını kaybettiğini dile getirerek, "Son patlamada da 13 işçi hayatını kaybetti, 18 işçi yaralandı. 2006 yaşanan patlamada 17 işçinin hayatını kaybetmesinin ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler ‘bunlar maalesef madencilikte olagelen kazalar. Maalesef, bu madenciliğin tabiatı icabı olabiliyor' diyordu. İşte bu sözler, hükümetin insana ve çalışanlara bakışını, iş cinayetlerine göz yummasını çok net bir şekilde özetliyor" diyerek tepki gösterdi.