Tarih: 10.02.2010 15:52

Tanzimat...

Facebook Twitter Linked-in

 

 Tanzimat...

Tanzimat Fermanı'nın ilan edilişinin 170.yıldönümü kutlandı. Tarihimiz açısından en önemli olaylardan biri olan Tanzimat Fermanı ne yazık ki günümüzde pek önemsenmemektedir. Ferman hakkında bilgiye sahip olmayan kişilerin yersiz yorumları ve halk içindeki öngörüler bu önemli olayı tarihin karanlık odalarına hapsetmiştir.

Tanzimatın yıldönümü dolayısıyla geniş çaplı bir sempozyum düzenleyen İstanbul Fatih Belediyesi bu yıl önemli bir işe imza atmıştır. Konuşmacıların arasında İlber Ortaylı, Mikael Meyer, Feroze Yasamee, Murat Bardakçı ve David Barchard gibi tarihçi ve entellektüel isimler bulunmaktaydı. Yaklaşık yedi saat süren sempozyumda Tanzimat siyasi, kültürel ve sanatsal yönlerden incelendi, tartışmalar yapıldı.

Sempozyumun açılış konuşmasında İlber Ortaylı, Tanzimatın Osmanlı içindeki kaçınılmaz bir değişim olduğunu vurguladı. Türk-Müslüman toplumu ayakta tutabilmek için yapılması gereken reformun Tanzimat adı altında gerçekleştiğinden bahseden Ortaylı, Tanzimat'ın ne kadar başarısızlık olarak görülse de çok büyük doğruları barındırdığını ve cumhuriyet sisteminin temel düşüncelerinin bu dönemde geliştiğini açıkladı.

Tanzimat hakkında milletimizin düşünceleri nedir peki?

Aslında birçok kişi Tanzimat'ı sadece tarih kitaplarında gördükleri kadar bilmektedir. Yıllardır devlet kitaplarında da Tanzimat çöküş sürecini hızlandıran bir etmen, devletin batıya bağlılığını kesinleştiren bir anlaşma olduğu yazmaktadır. Bu politika tamamen yanlıştır. Gerek devlet adamlarıyla gerekse de aydınlarıyla Tanzimat devri, yeni bir akımın, millet kavramının ve muasırlaşma yolundaki çabaların somutlaşmış halidir. Ferman Gülhane Parkı'nda okunduğu sırada halk eşitlik ve özgürlük kavramlarıyla tanışmış, bireye değer vermeye başlayan politikanın heyecanıyla sokaklarda bayram havası yaşanmıştır.

Bize yanlış öğretilen ya da öğretilmeyen Tanzimat gerçeği temelde budur. Fakat neden Cumhuriyet Dönemi'inden itibaren Tanzimat dönemi kötülenmiş, hatta tamamen silinmeye çalışılmıştır? Bu sorunun cevabı ancak Cumhuriyet'le birlikte sıfırlanmaya çalışılan tarihsel gelişim olabilir. Biliyorsunuz ki Cumhuriyet büyük devrimlerle birlikte bir ulusun değer yargılarında ve yaşayış biçiminde köklü değişimlere yol açmıştır. Böyle bir değişimin etkili olabilmesi için öncesinin silinmesi gerekmekteydi. Yapılan yanlış Osmanlı'daki anti demokratik uygulamalarla birlikte Tanzimat'ı da aynı keseye koymaktır. Bilinmelidir ki Cumhuriyet'in ilk döneminde yaşayan aydınların ya da yöneticilerin hepsi Tanzimatın torunlarıdır. Gerek düşünsel gerekse yaşam tarzı bakımından Tanzimat'taki başlangıcın devamını getirmişlerdir.

Halkın kendi tarihini daha sağlam kaynaklardan ve daha açık bir şekilde öğrenmeye hakkı vardır. Taraflı basılan devlet kitaplarının ne gençlere ne de bilime bir katkısı vardır. Unutulmamalıdır ki Tanzimat'ın etkileri günümüzde de sürmektedir. Aksi iddia edilse de modern Türkiye Cumhuriyeti temellerini bu fermandan almıştır.      




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —