-
BIST 100
16287,81%0,58
-
DOLAR
44,17% 0,15
-
EURO
50,86% -0,12
-
GRAM ALTIN
7251,60% 0,64
-
Ç. ALTIN
11762,72% 0,00
BAŞARININ İLK BASAMAĞI: BEN DİYEBİLMEK
Ben diyebilmek..
BAŞARININ İLK BASAMAĞI: ‘BEN' DİYEBİLMEK
Ben diyebilmek. Bencil olarak değil birincil sorumluluk alarak, değişimin kaynağını görerek ben.. Başarıyı hep dışarıda arayan aslında asıl başarı kaynağı göremiyordur. Başarısızlığı da hep dışarıda arayan asıl başarısızlık kaynağını göremiyordur. Başarıda da başarısızlıkta da kaynak bendir. Kendimizde yapacağımız değişikliklerin olumlu veya olumsuz sonuçlarını görebiliriz. Olumluların neden olumlu olduğunu, olumsuzların neden olumsuz olduğunu araştırdığımızda gelişim yolculuğunda önemli bir adım daha atmış olacağız. Nietzche'nin güzel bir sözü var: "Kendi omzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki."
İnsanlar hep başkalarını değiştirmeyi veya başkalarının değişmesini ister. İlkokulda öğrendiğim bir şarkı vardı dön de aynaya bak diye. Bu anlamda pek aynaya bakmayı beceremiyoruz galiba. İlişkilerimize de böyle bir bilinçle yaklaşabiliyoruz. Başarı veya başarısızlıklarımıza da. Başarısız bir sonuçla karşılaştığımızda hep bir engel çıkmıştır. Birileri bize yanlış yapmıştır. Sistemin kötü olduğunu savunuruz. Patronunu suçlarız. İşçimizi suçlarız. Müdürümüzü suçlarız. Öğrenciysek öğretmeni suçlar. Öğretmensek veliyi suçlar. Vatandaş milletvekillerini, siyasetçisini suçlar. Doktor hastasını suçlar. Hastalar doktorları suçlar. Bizler muhakkak bu söylediklerimde hem suçlanan tarafındayız hem de suçlayan. Hepimiz kendi sorumluluk alanımıza müdahil olsak ve orada en iyisi olmaya çalışsak, yani kendimizi değiştirmeye çalışsak zaten bütünsel (toplum veya millet)olarak değişmeyecek miyiz? Bu nedenle başarıyı yakalayabilmemiz için kendimizi olumlu yönde değiştiren ve geliştiren olmak durumundayız. Elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız ve yapmaya da devam etmeliyiz.
Kişisel özeleştirimizi yapabilmek. Kendimize toz kondurmazsak kendi kendimizle yüzleşemezsek asla gerçekleri göremeyiz. Bu durum Aysberg gibi suyun üstünde kalan buz parçalarını görüp ,asıl suyun altında ki buzulu görememektir. Özeleştiriden kastımda kendimizi yerden yere vurmak, kendimize kızmamamızı asla kastetmiyorum. Zaten eleştirinin kelime olarak anlamında olumlu ve olumsuz tahlil yatar. Kendi özeleştirimizi yaparken olumlu taraflarımızı da görmeye çalışacağız , olumsuzluklarımızı da görmeye çalışacağız. Çoğu zaman olumlu taraflarımızı görmek de zorlanırız kendimize hata payı vermeyerek haksızlık ederiz. Başarıyı yakalarız ama başarımızın ardından değerlendirme yapmayı unuturuz. Acaba ne yaptım da başarılı oldum. Madem ki olumlu, yani başarılı bir durumumuz söz konusu o halde bunun devamı için neler yapılabiliriz , başarıya hangi tutumlarımız sebep oldu hangi olumlu tutumlarımıza sahip çıkmalıyız koruyup kollamalıyız onları. Çünkü korunması ve geliştirilmesi gerekir o olumlu tutumlarımızın. Bazen de olumlu taraflarımızı çok görürüz de olumsuz taraflarımızı pek görmeyiz. Buda hatalarımızın anlaşılmamasına neden olur. Düzeltileceğimiz bir şey de olmaz o zaman. Hal böyle olunca olumsuz durumumuz devam eder. Örnek verirsek mesela bir öğrenci sınavda başarısız sonuçlar alıyor. öğrenci başarısızlığını zamanım yoktu ,akşam teyzemler geldi, ders çalışamadım, küçük kardeşim yüzünden ders çalışamıyorum, evim uzak, öğretmen iyi anlatamıyor, okulu sevmiyorum vb. Başarılı olamadığını düşünen biri ya benimde zengin babam olsaydı bende yapardım biz ekmek peşindeydik, bende de sermaye olsaydı bak neler yapardım, benim arkamda hiç kimse olmadı, bize destek veren biri olsaydı neler yapardım neler v.b. başarısızlığının sebeplerini hep dışarıda arayan bir sürü söylemler bunlar bizlere hiç yabancı olmayan cümleler. Bunlar aslında bahaneden öte değil. Çözümsüzlük düğümlerimiz bunlar öyle kördüğümler ki üstü üste attığımız kördüğümler. Yani bu cümlelerle ve bu bakış açısıyla yaklaşan birisinin başarıyı geçmişte de yakalaması zaten büyük bir sürpriz olurdu ama bunu bundan sonrada yakalaması çok zor. Evet insanları başta da söylediğim zor koşullar çok fazla etkileyebiliyor ama bu hepimiz için geçerli bir durum hepimiz kendimize göre sebepler bulabiliriz. Ama her zaman için ben ne yapabilirim elimden gelen bunlar mı kendimi nasıl "yerinden sayan" biri durumundan "ileri" komutuna geçirebilirim. Eğer bu komutları dışarıda aramaya devam edersek teslimiyetçi cümlelerimiz çok çeşitlenmiş olur ve yerinde saymaya devam ederiz.
Başarısızlıklarımızın sebeplerini hep dışarıda aradık farz edelim. Ne kadarını değiştirebiliriz ,bir başka insanları değiştirmeye çalışmak kişinin kendini değiştirmesinden ve geliştirmesinden daha zordur. Aynı şekilde çevre imkânları değiştirmeye çalışmak, kişinin kendini değiştirmesinden geliştirmesinden daha zordur. Daha zor olanı yapmaktansa kişinin kendini değiştirmeye ve geliştirmeye çalışması daha kolay seçim ve çözümde burada zaten. Bu konuda Platonun güzel bir sözü var: "Kendini yönet, dünyayı yönetecek gücü bulabilirsin."
Değerlendirmelerimizi hep çevremizden almamız bizim kişisel gelişimimize büyük sekte vurur. Yukarıda bahsettiğim gibi başarısız sonuçları hep nedenlerini çevremizde aradığımız gibi başarı kriterlerimizi de çevremizde ararsak yani başkalarından üstün olmak için bazı şeyleri yapmaya kalktığımızda gelişimimiz rakiplerimizin bize yakınlığı kadar olacaktır. Halbuki rakibimiz, kendimiz olmalı. Mukayesemiz önceki halimizle sonraki halimiz olmalı. Bu konuda güzel bir Hint Atasözü var: "Başkalarından üstün olman önemli değil, sen dünküne göre kendinden üstün müsün? önemli olan o..." Rakibimiz olmasa dahi gelişmeye ve kendimizi geliştirmeye devam etmeliyiz. En büyük rakibimizde kendimizdir.
Sonuç olarak her insan başarı veya başarısızlarında illaki kendine dönmeli,başarıların devamı ve başarısızlıkların önlemleri için. Başarıda buradan geliyor zaten başarılı insan, zayıf yanlarını herkesten daha iyi bilen insandır Çok başarılı insanda zayıf yanlarını kontrol edebilen insandır. Yani başarı kişinin kendini kontrol etmesiyle başlıyor. Kendini kontrol edemeyen kendisinde başarıyı yakalamayan bir insanın çevresinde başarılı olmasına imkan yoktur. Başarı içimizde başlar. Başarı kendimizdedir. Başka yerde aramaya gerek yok...
ŞAİR
Yıllar önce bir kızla bir çocuk birbirlerini çok seviyorlarmış. Aradan yıllar geçmiş, birbirlerine olan aşkları her geçen gün daha da artıyormuş. Aşklarının meyvesini almak için evlenmeye karar vermişler. Her ikisi de ailelerine durumu anlatmış fakat aileleri bun razı olmamış ve ayrılmak zorunda kalmışlar. Aradan seneler geçmiş ve kız bir başkasıyla evlenmiş.
Adam ise sevgisini kalbine gömmüş, evlenmeyi kendine yakıştıramamış ve sevdiği kızın evlendiğini öğrenince ona olan sevgiyle karışık nefretini şiirlerine dökmüş, ünlü bir şair olmuş. Ünü öyle artmış ki ünü bulunduğu ilin dışına yayılmış.
Sevdiği kız bir zamanlar sevdiği gencin namını duymuş ve kocasını da yanına alarak adamın yanına gitmiş ve şöyle demiş;
"Beni tanıdın mı?"
Adam:
"Tanıyamadım."
Kadın ısrarla tekrar sormuş:
"İyi bak tanımadın mı?" demiş
Adam gerçekten de tanıyamamış ve şöyle söylemiş:
"Tanıyamadım."
Bunun üzerine kadın:
"Sen seni şair eden kişiyi nasıl tanımazsın! " demiş.
Adam da bunun üzerine sinirlenerek:
"Madem ki keramet sendeydi yanındaki adam neden şair olmadı?" demiş...
ŞEHİT BABASI ALİŞ BİLEN'E DOĞUM GÜNÜ SÜRPRİZİ
İSTİKLAL MARŞI’NIN 105. YILI: VALİ SEZER’DEN BİRLİK VE VEFA MESAJI
ÖZEL İDARE GENEL SEKRETER YARDIMCISI YILDIRIM KANUN TANIMIYOR
MODİFİYE TARTIŞMASINA EDİRNE’DEN “NETLİK ” ÇAĞRISI
ENEZ’DE NÜFUSUN %17’Sİ ÜNİVERSİTE MEZUNU
HAVSA’DA NÜFUSUN %14’Ü ÜNİVERSİTE MEZUNU
KEŞAN, MUSTAFA AKSAL’I SON YOLCULUĞUNA UĞURLADI
İPSALA’NIN TARİHİ DEĞERLERİ TURİZME KAZANDIRILIYOR
KARAAĞAÇ'TA AĞAÇLAR SADECE BUDANMADI, KÖKÜNDEN DE SÖKÜLDÜ
UZ.DR.DİLEK TUNCER'E EDİRNE TABİP ODASI’NDAN MESLEKİ BAŞARI ÖDÜLÜ
SELİMİYE İLE ESKİ CAMİ ARASINDA RAY MI VARDI?
KADINLARIN ONURLU MÜCADELESİNE SAYGIYLA
GÜMÜLCİNE’DE TARTIŞMALI ÇAĞRI: HASTANEDEKİ BAŞÖRTÜSÜ VE TÜRKÇE KONUŞMA ELEŞTİRİLDİ
İPSALA’DA HER 7 KİŞİDEN BİRİ ÜNİVERSİTE MEZUNU
UZUNKÖPRÜ’DE HER BEŞ KİŞİDEN BİRİ ÜNİVERSİTE MEZUNU
ROMAN KADINLARIN SESSİZ ÇIĞLIĞI EDİRNE’DEN YÜKSELECEK ”
KEŞAN’DA HER DÖRT KİŞİDEN BİRİ ÜNİVERSİTE MEZUNU
AKARYAKIT'A BEKLENEN ZAM NİHAYET AÇIKLANDI
EMEKLİLER;“BAYRAM İKRAMİYESİ GERÇEKÇİ ARTIRILSIN”
ÇELTİK EKİMİ İÇİN BAŞVURULAR BAŞLADI
EDİRNE’DE BARAJLARIN DOLULUK ORANI
EDİRNE’NİN EĞİTİM HARİTASI: HER 3 KİŞİDEN 1’İ TEMEL SEVİYEDE
“İŞ CİNAYETLERİ KADER DEĞİLDİR ”
TOPRAĞINIZI SADECE BESLEMEYİN, YENİDEN CANLANDIRIN
RECEP DURAL SELİMİYE AÇILDI, EDİRNE DOLDU TAŞTI
Yükleniyor




