-
BIST 100
16287,81%0,58
-
DOLAR
44,13% 0,11
-
EURO
50,81% -0,09
-
GRAM ALTIN
7213,36% 0,11
-
Ç. ALTIN
11762,72% 0,00
Eğitimde sporun önemi
30 Haziran 1985'te Baltimore'da (ABD) bir çocuk doğar. Başlangıçta her şey yolunda olmasına rağmen çocuğun anaokuluna başlamasıyla bir şeylerin yolunda gitmediği anlaşılır. Öğretmenler aileyi okula davet ederler ve çocuk hakkında se
Eğitimde sporun önemi
30 Haziran 1985'te Baltimore'da (ABD) bir çocuk doğar. Başlangıçta her şey yolunda olmasına rağmen çocuğun anaokuluna başlamasıyla bir şeylerin yolunda gitmediği anlaşılır. Öğretmenler aileyi okula davet ederler ve çocuk hakkında ”sessiz kalamıyor, yerinde oturamıyor, eli kolu devamlı oynuyor, diğer çocukların ilgisini çekmek için kıkırdıyor, onları dirseğiyle dürtüyor” diye şikâyetlerde bulunurlar. Aile çocuğu doktora götürür. Teşhis “Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu”dur. Doktorlar aileye, çocuğun spora yönlendirmesini gerektiğini söyler. Günümüzün olimpiyat şampiyonu olan bu çocuk 5 yaşındayken yüzme sporuyla tanışır.
Yukarıda bahsedilen hayat hikâyesi, olimpiyat tarihinin en çok altın madalya kazanan sporcusu Michael Phelps’e aittir. Phelps’in hayat hikâyesi; çocukların gelişimleri için fiziksel aktivitenin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Çocuğunun spor yapmasını istemeyen aile yok denecek kadar azdır; ancak asıl mesele çocuğun hangi spora başlamasının daha yararlı olacağıdır. Çevreden elde edilen sağlıksız bilgiler ailelerin kafasını daha da karıştırmaktadır. Konu komşu; en yararlı sporun basketbol olduğunu, basketbolun boy uzattığını söylemektedir. Bir başkasına göre ise en yararlı spor yüzmedir. Meseleye maddi kazanç yönünden bakanlar ise çocuk için en yararlı sporun futbol olduğunu düşünmektedir.
Yazılı kaynaklarda ise bizlere çeşitli teorik bilgiler sunulmaktadır. Bu kaynaklara göre; boks, güreş halter vb. sporlar travmatik (çocuğun gelişimine zarar veren) sporlardır ve çocuğun sağlıklı gelişimini engellemektedir. Bu bilgi teorik olarak doğrudur ancak asıl önemli olan çocuğumuzun hangi spora başladığı değil, kiminle-hangi antrenör ya da beden eğitimi öğretmeni ile spora başladığıdır.
Temel mesleki bilgiler ve etik değerlerden yoksun bir antrenör a-travmatik (çocuğun gelişimine destek olan, travma içermeyen) olarak adlandırılan yüzme, voleybol vb. sporları dahi travmatik hale getirebilirken, temel mesleki bilgilerle donanımlı empati kurabilen, çocukların sağlıklı gelişimini her şeyden üstün tutan bir antrenör, travmatik olarak adlandırılan sporları dahi çocuklarımızın gelişimine faydalı hale getirebilir.
O halde önemli olan spor dalını seçmek değil, doğru antrenör ya da beden eğitimi öğretmenini seçmektir.
Birçok sporun başlama yaşı 5-6 yaştır. Bu dönem çocuğun oyun dönemidir. O halde, bu dönemde yapılacak eğitim öğretim faaliyetlerinde en etkili yöntem oyundur.
Antrenman aynı zamanda bir eğitim aracıdır. Spora başlayan çocuklar; kurallara uymayı, insanlarla sağlıklı iletişim kurmayı, verilen görevleri yerine getirmeyi öğrenirler. Hatta okullarda problemli davranışlar sergileyen birçok öğrencinin okul takımına girmesiyle ya da beden eğitimi öğretmeniyle iletişimde bulunması sonucunda derslerinde daha başarılı ve daha uyumlu olduğu gözlenmektedir.
Sonuç olarak çocukların spora yönlendirilmesinde şu noktalara dikkat edilmelidir;
• Spor dalı seçiminden daha önemli olan antrenör ya da beden eğitimi öğretmeninin seçimidir.
• Anne- babalar, antrenör/beden eğitimi öğretmeninin davranışlarını yakından takip etmelidir. Sporu; çocuk için bir iş haline getiren, çocuğun hatalarını fiziksel cezalarla düzeltmeye çalışan antrenör/beden eğitimi ile yollar ayrılmalıdır.
• Eğer antrenör, erken yaşta şiddetli yüklenmelerle çocuğunuzu yıldız bir sporcu yapıp bundan çıkar elde etme çabasındaysa bu duruma hemen müdahale edilmelidir.
• Çocuklar gelişim çağında, tamamıyla doğal nedenli yetersizlikler nedeniyle fiziksel aktivitelerde kendilerinden tam olarak beklenen performansı sergileyemezler. O halde başlangıçta önemli olan kaba becerilerin elde edilmesidir. Bu dönemde mükemmellik beklemek herkes için hayal kırıklığına neden olacaktır.
ŞEHİT BABASI ALİŞ BİLEN'E DOĞUM GÜNÜ SÜRPRİZİ
İSTİKLAL MARŞI’NIN 105. YILI: VALİ SEZER’DEN BİRLİK VE VEFA MESAJI
ÖZEL İDARE GENEL SEKRETER YARDIMCISI YILDIRIM KANUN TANIMIYOR
MODİFİYE TARTIŞMASINA EDİRNE’DEN “NETLİK ” ÇAĞRISI
ENEZ’DE NÜFUSUN %17’Sİ ÜNİVERSİTE MEZUNU
HAVSA’DA NÜFUSUN %14’Ü ÜNİVERSİTE MEZUNU
KEŞAN, MUSTAFA AKSAL’I SON YOLCULUĞUNA UĞURLADI
İPSALA’NIN TARİHİ DEĞERLERİ TURİZME KAZANDIRILIYOR
KARAAĞAÇ'TA AĞAÇLAR SADECE BUDANMADI, KÖKÜNDEN DE SÖKÜLDÜ
UZ.DR.DİLEK TUNCER'E EDİRNE TABİP ODASI’NDAN MESLEKİ BAŞARI ÖDÜLÜ
SELİMİYE İLE ESKİ CAMİ ARASINDA RAY MI VARDI?
KADINLARIN ONURLU MÜCADELESİNE SAYGIYLA
GÜMÜLCİNE’DE TARTIŞMALI ÇAĞRI: HASTANEDEKİ BAŞÖRTÜSÜ VE TÜRKÇE KONUŞMA ELEŞTİRİLDİ
İPSALA’DA HER 7 KİŞİDEN BİRİ ÜNİVERSİTE MEZUNU
UZUNKÖPRÜ’DE HER BEŞ KİŞİDEN BİRİ ÜNİVERSİTE MEZUNU
ROMAN KADINLARIN SESSİZ ÇIĞLIĞI EDİRNE’DEN YÜKSELECEK ”
KEŞAN’DA HER DÖRT KİŞİDEN BİRİ ÜNİVERSİTE MEZUNU
AKARYAKIT'A BEKLENEN ZAM NİHAYET AÇIKLANDI
EMEKLİLER;“BAYRAM İKRAMİYESİ GERÇEKÇİ ARTIRILSIN”
ÇELTİK EKİMİ İÇİN BAŞVURULAR BAŞLADI
EDİRNE’DE BARAJLARIN DOLULUK ORANI
EDİRNE’NİN EĞİTİM HARİTASI: HER 3 KİŞİDEN 1’İ TEMEL SEVİYEDE
“İŞ CİNAYETLERİ KADER DEĞİLDİR ”
TOPRAĞINIZI SADECE BESLEMEYİN, YENİDEN CANLANDIRIN
RECEP DURAL SELİMİYE AÇILDI, EDİRNE DOLDU TAŞTI
Yükleniyor




