15601,63%-0,65
44,06% 0,08
51,20% -0,11
7326,13% 0,70
11762,06% 0,00
HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş Edirne’deydi…
Numan Kurtulmuş, Edirne Antik Park'ta vatandaşlarla sohbet etti, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Terör sorununun çözümü noktasında bölgede beklentilerin yükseldiğini, bu konuda somut adımların atılmaması halinde Türkiye'nin krizler ve kaoslar içine düşebileceği yönünde uyarılarda bulunan Kurtulmuş, 'Türkiye'de siyaset, (terör sorununu çözmek istiyor muyuz, istemiyor muyuz?) sorusuna cevap vermek zorundadır. Meselenin özü Bireysel özgürlüklerin sağlanmasındadır. Asıl olan bu memlekette herkesin sözde vatandaş değil, özde vatandaş olduğu bir Türkiye inşa etmektir. Kürt kökenli bir yurttaşım, kardeşim, 'bu ülkenin sahibi benim' diyerek kendisini bu sistemin, bu ülkenin, bu devletin sahibi görmesini sağlamamız lazımdır.”dedi.
30 yıldır devam eden bir sorunun bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, şöyle konuştu;'Bu sorun sadece terör sorunu değil. Terörün de kullanıldığı çok karmaşık, komple bir sorundur. Bu sorunun çözülebilmesi için biz toplumsal birlik için gönüllülük birlikteliği projesini teklif ediyoruz. Parlamentoda bulunan partilerin tamamı bu konuda vebal altındadır. CHP ve MHP hiçbir şekilde çözüm konusunda bir şey söylemeyerek, kapatılan DTP meseleyi getirip sadece İmralı'daki kişinin fiziki şartları ile ilgili hale getirerek, iktidar partisi de sadece bir temenni olarak bu işi ortaya koyarak, süreci devam ettirerek Türkiye'yi bir kaos ortamına doğru sürüklemişlerdir.”
“ Hepsinin vebalı vardır. Bu sorun ne sokakta çözülecektir, ne dağda çözülecektir, ne kışlada çözülecektir. Bu sorunu çözecek olan siyasettir. Siyasetin karar merkezi olan TBMM'dir. Ama maalesef son 2 senedir temcit pilavı gibi bu konuyu konuşan, ama çözüm konusunda bir milim mesafe almayan parlamento partilerinin tamamı çözümsüzlükten sorumludur. Bu işin bir an evvel çözülmesi lazım.”
“Bu konuyu paranoya haline getirmenin bir anlamı yoktur. Asıl olan bu memlekette herkesin sözde vatandaş değil, özde vatandaş olduğu bir Türkiye inşa etmektir. Kürt kökenli bir yurttaşım, kardeşim, 'bu ülkenin sahibi benim' diyerek kendisini bu sistemin, bu ülkenin, bu devletin sahibi görmesini sağlamamız lazım. Alevi bir yurttaşımızın, kardeşimin, 'bu ülkenin, devletin sahibi benim' diye hissetmesini sağlamamız lazım. Ya da dindar bir hayat yaşamak için engellenen insanlarımızın 'bu ülkenin sahibi benim' diye hissetmesi lazım. '
Bireysel özgürlüklerin sağlanması halinde, dünyanın en güçlü devletlerinin bile Türkiye'yi yıkamayacağını ifade eden Kurtulmuş, şöyle devam etti; 'O zaman vatandaşlar, zaten devletin ve sistemin sahibi olarak kendilerinin geleceği için ülkesine sahip çıkarlar. Korkarak, kapıları kapatarak, sadece meseleyi terör ile ilgili görmek mümkün değil. Öyle olsaydı dünyanın en disiplinli ordularından birisi olan Türk ordusu, bu meseleyi 30 yıldır çözebilirdi. Demek ki mesele sadece askeri bir güçle önlenebilecek mesele değildir. Bu herkesin özgür, vatanın, ülkenin sahibi olarak kendini görebileceği bir Türkiye'yi inşa etmektir.
“Türkiye 30 yılda 1 trilyon dolar para kaybetmiştir. Edirne'ye bu fukaralık, korku olarak geliyor. Edirne'deki annelere endişe olarak dönüyor. Bunu ortadan kaldırmak için önce dili değiştirmek zorundayız. Bunun için herkese sorumluluk düşüyor. Herkes kardeşlik ve barış dili ile konuşmak zorunda. Tüm insanları kastederek söylüyorum. Bu ülkenin artık bir ferdi, çocuğu ölmemelidir. Buna bizim gönlümüz müsaade etmez. Türkiye bunu hak etmiyor. Aksi takdirde bu gerilimin arttığını düşünüp, bir kavga dilinden barış diline çevirmek zorundayız. Burada bütün siyasetçilere sorumluluk düşüyor. ' Numan Kurtulmuş, daha sonra Edirne kent merkezinde esnafla, vatandaşla sohbet etti, seçimde destek istedi.