16074,37%0,38
44,07% 0,18
51,23% 0,10
7247,94% 0,94
11873,13% 0,00
Ne TIR Parkıymış Be...
Ömrü olana her şey ne kadar kolay... İşte bir ramazan ayını daha geride bırakıp hep birlikte bir ramazan bayramını mutluluk sağlık ve huzur içersinde geçirdik... İnşallah bu süreç tüm okurlarımız ve yakınları için yukarıda yazdığımız gibi geçmiştir.
Biz yine bu ramazanda ipsaladaydık. Ölülerimizi (mezarlıklarda)dirilerimizi gezip hasbıhal ettik, dertleştik el öptük, el öptürdük, helalleştik ve sağ salim evimize işimize döndük şükürler olsun.
Dileğim bayram herkes için benim yaşadığım kadar güzel olsun. Bu bayram eş dost ziyaretlerinde benim en çok karşılaştığım soru TIR parkı oldu. İletişim çağının en gelişmiş icadı olan gazeteler ilimizin her noktasında ortak tartışma konuları yaratıyor. Bayramlaşma bitip sohbet başlayınca kime nasılsın dediysem bana nedir bu tır parkı meselesi diye sordular...
Cevap vermekte oldukça zorlandım çünkü bence bu işte bir cambaza bak durumu var gibi! Sayın Sedefi'nin başlattığı bu tır parkı meselesi bir anda ilimizin sivil toplum örgütlerinin liderlerini zan altında bırakan bir sorun haline geldi.
Cevap vermekte zorlandığım bu konunun aslı şu; yenilenen gümrük sahasının dışında TIR ların bakım onarım ve geçiş işlemlerinin yapılabileceği, içinde dinlenme ve konaklanma tesislerinin olduğu bir alanın yapılıp işletilmesi...
Belediye Başkanımızın çıkış noktasında gayet haklı bir sebebe dayanıyor; diyor ki bu alanı biz işletelim ve bu alanda Edirneli çocuklar çalışsın.
Buraya kadar tamam ama bundan sonrası ortalığı karıştıran nokta oldu. Başkan bundan sonra devamlı dedi ki; Yardımcı, Alamut ve İnağ bu işte beni yalnız bırakıyorlar! İşte çıngar buradan çıkıyor. Peki, çıkıyor da kazın ayağı öylemi? Hayır değil tabii ki!
Değil çünkü aynı tır parkı ile ilgili bundan 3-4 yıl önce bir çalışma yapıldı. Hatta bu konuyla ilgili bir ihale ilanı bile (bu konuyu ençok karıştıran) ilimiz gazetelerinde yayınlandı. O gün nedense hiç kimsenin ilgisini çekmeyen tır parkı için görüyorsunuz ki bir avuç suda bugün fırtınalar kopartıyorlar. İşte kazın ayağının öyle olmayışının ve cambaza bak muhabbetinin son noktası bu...
Şimdi anlıyorsunuz değil mi ben neden "ne TIR parkıymış be" başlığını attım.