15785,89%0,23
43,98% 0,06
51,06% -0,09
7299,33% 1,34
11848,56% 0,00
SAADET PARTİSİ; “İSTANBUL’DA, EDİRNE’DE, DİYARBAKIR’DA BİZİMDİR.”
Saadet Partisi İl Başkanı Ali Demirkıran, ülkemizi 4 yıldır oyaladıkları çözüm sürecine ilişkin değerlendirmesinde, bunun bir çözüm olmadığını bilakis sipariş verilen bir ev ödevi olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi, “Bu coğrafyadaki sınırlar bölge halklarının rızasıyla çizilmiş sınırlar değildir. Bu sınırları emperyalizm çizmiştir. Ankara bizim, Edirne bizim, İstanbul bizim, Diyarbakır bizim de Şam elin, Bağdat elin, Kerkük elin, Kudüs elin, Mekke elin değildir. Biz yeryüzündeki tüm Müslümanlar tek bir milletiz, İslam milletiyiz” açıklamalarında bulundu.
Demirkıran, yaşanan olaylarla ilgili Saadet Partisi’nin önerilerini şöyle sıraladı;
1) Öncelikle insanların temel hak ve özgürlülerini teminat altına alan, bölge ya da etnik merkezli değil, adalet merkezli, hakkı üstün tutan, kısa ve net bir anayasa hazırlanmalıdır. Anayasa da temel prensip kendin için istediğini diğerleri için de istemek, kendin için istemediğini diğerleri için de istememek olmalıdır.
2) Bölgedeki tüm gruplar öncelikle faize dayalı küresel sömürü sisteminin tasallutundan kurtulmanın gayreti içerisinde olmalıdır. Bunun en önemli aşaması çatışma ortamının son bulması ve sürdürülebilir diyaloglar için çaba sarf etmektir.
3) İnanç ve düşünce özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalıdır. Baskı, tahakküm, işkence ve her türlü dayatmaya karşı inanç özgürlüğü koruma altına alınmalıdır.Ahlak ve maneviyatı önceleyen bir eğitim sistemine geçilmelidir. Medreselerin birleştirici ve kucaklayıcı fonksiyonun icra edebilmesinin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Üniversite –Medrese işbirliği tesis edilmelidir. Mesleki eğitim lise yıllarında verilemeli, lise mezunları iş bulabilmeli, üniversite bilim ve düşünce üreten kuruluşlar haline dönüştürülmelidir.
4) Bölgede köylerin boşaltılması insanın topraksızlaşmasına ve toprağın insansızlaşmasına yol açmıştır. Tarım ve hayvancılığı bitme noktasına getirmiştir. İşsizliği ve göçü artırmıştır. Köye dönüş, tarım ve hayvancılık desteklenmelidir.
5) Faize dayalı bankacılık sistemin bölgeye yerleşmesinin önüne geçilmelidir.
6) Ülke genelinde üretime yönelik bir yatırımın yapılmamasının sıkıntısı bölgede de hissedilmektedir. Bölgede sanayi yatımları, tarım ve hayvancılık ürünlerinin değerlendirildiği yatırımlar yapılmalıdır.
7) Fırat ve Dicle’nin suyu, bölgenin diğer tatlı su kaynakları küresel sömürü sisteminin tasallutundan kurtarılmalıdır. Su, bölgede yaşayan insanlar olmak üzere tüm insanlığın hayrına olacak şekilde kullanılmalıdır.
8) Sosyal devlet olmanın yolu kaçak elektriğe göz yummak, kömür, makarna dağıtmak değil, insanlara istihdam sahaları, iş alanları açmaktan geçer.
9) Geçmişte yaşanmış mağduriyetler giderilmeli, insanlara temiz bir sayfa, yeni bir başlangıç imkânı verilmelidir.
10) Bölgede kardeş kavgası çıkarma peşinde koşan ajanlar ve arkasındaki güç ve ülkeler deşifre edilmeli, ülkemizin üzerine şer oyunlar planlayanlara hak ettikleri muameleyi göstermeliyiz.